Bir Yazının ile Yazıldığı Nasıl Anlaşılır? Teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde, yazıların nasıl yazıldığını sorgulamak artık sıradan bir durum haline geldi. Artık yazıların çoğu, insanlar tarafından değil, dijital ortamda bir yazılım aracılığıyla kaleme alınıyor. Peki, bir yazının ile yazıldığını nasıl anlayabiliriz? Gelin, bu soruyu birlikte inceleyelim. Dilin Akışı ve Doğallığı Bir yazıyı okurken ilk dikkat çeken şey, kelimelerin ve cümlelerin akışıdır. ile yazılan metinler bazen çok düzgün bir şekilde sıralanmış olsalar da, içerdikleri akış doğallıktan yoksun olabilir. İnsanlar yazarken, bazen düşünceler arasında küçük sapmalar yapabilir, cümlelerde ufak kopmalar olabilir ya da kelimeler biraz daha gündelik şekilde yerleşebilir. Ancak, metinlerinde genellikle bir…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Bigane Olmak Nedir? Birçok Perspektiften Bakalım Konya’nın sessiz sokaklarında yürürken, bir yandan kafamda çeşitli düşünceler dolaşıyor. “Bigane olmak nedir?” diye düşünüyorum. Bu kelime, her ne kadar günlük dilde sıkça kullandığımız bir terim olsa da, anlamı ve taşıdığı anlamlar oldukça geniş ve farklı. Bir yandan bu soruyu mühendislik gözlüğüyle ele alırken, diğer taraftan insani boyutlarıyla da anlamaya çalışıyorum. Gelin, bigane olmanın farklı yönlerini keşfedelim ve bu konuyu biraz derinlemesine inceleyelim. Bigane Olmanın Tanımı: Analitik Bir Bakış İçimdeki mühendis diyor ki: “Bigane olmak, basit bir şekilde ‘ilgisiz’ ya da ‘umursamaz’ olmak demektir. Türk Dil Kurumu’na baktığınızda, bigane kelimesi, “bir şeyi ya da…
Yorum BırakSu Olmadan Ne Kadar Hayatta Kalınır? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Hayatta kalma, insan doğasının en temel içgüdülerinden biridir. Fakat, hayatta kalma sürecinde fiziksel ihtiyaçların ötesine geçmek, psikolojik ve duygusal etkenlerin de önemli bir rol oynadığını keşfetmek, insan davranışlarının ne kadar karmaşık olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Suyu, bedenin hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu temel maddelerden biri olarak düşündüğümüzde, onun yokluğu sadece fiziksel sağlığımızı tehdit etmekle kalmaz, aynı zamanda zihinsel ve duygusal durumumuzu da derinden etkiler. Peki, su olmadan hayatta kalmak sadece biyolojik bir süreç midir, yoksa psikolojik yönleri de var mıdır? Bilişsel ve duygusal süreçler, insanın su gibi temel ihtiyaçları karşılama…
Yorum BırakSaat Ayarları: Zamanın Edebiyatla Dansı Giriş: Zamanın Akışı ve Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Zaman, insanlığın varoluşundan bu yana en büyük sırlarından biri olarak kalmıştır. Çoğu zaman bir düzende işler gibi görünse de, zamanın ne olduğunu tam olarak anlamak, onu kontrol etmek ya da “ayarlarını yapmak” oldukça karmaşık bir meseleye dönüşür. Zamanı düzenlemek, sadece saatlerin tik tak seslerinden ibaret değildir; aynı zamanda insanın içsel dünyasında, düşüncelerinde ve anlatılarında bir çeşit ölçüye, uyuma ve dengeye ihtiyaç duyulan bir olgudur. Edebiyat, zamanın bu çok katmanlı ve esnek yapısını anlamamıza yardımcı olan bir alan olarak, metinler arası ilişkiler ve sembollerle bu kavramı sıklıkla işler. Bir…
Yorum BırakTürkiye’nin Doğusu ile Batısı Arasında Kaç Boylam Farkı Vardır? Bir Edebiyat Yolculuğu Edebiyatın gücü, zaman ve mekânın sınırsız bir biçimde dönüştürülmesinde yatar. Her kelime, her cümle, bir dünyayı anlamlandırma çabasının yansımasıdır; bir boylam farkı kadar uzak, bir kelime kadar yakın… Türkiye’nin doğusu ile batası arasında kaç boylam farkı olduğu sorusu, matematiksel bir sorudan çok daha fazlasını barındırır. Bu soruya edebiyatın penceresinden baktığımızda, boylamların aralarındaki mesafenin anlam ve kimlik üzerinden nasıl bir sembolik derinlik kazandığını keşfedeceğiz. Boylamlar, sadece coğrafi bir ayrım değil, dilin ve kültürün dönüştürücü gücünün izlediği yolları, farklılıkların örtüştüğü anları ve birbirinden farklı anlatıların buluştuğu kavşakları simgeliyor. Boylam Farkı…
Yorum BırakSararmış Marul Yenir Mi? Felsefi Bir İnceleme Giriş: Sararmış Marul ve Varoluşun Sınırları Bir sabah kahvaltısında, soğuyan bir marulun yapraklarını incelerken, insanın aklına gelen sorulardan biridir: Sararmış marul yenir mi? Belki de bu soru, bizim hayatımıza dair daha derin soruların bir yansımasıdır. Hangi kararlar, hangi durumlar hayatımızda gerçekten “yenilebilir”, hangileri “tartışmalı”dır? Etik, bilgi kuramı ve ontoloji gibi felsefi düşünce alanlarının bizim seçimlerimizi nasıl şekillendirdiğini anlamak, sararmış bir marulu yemek gibi günlük bir durum üzerinden bile evrensel bir anlam arayışına dönüşebilir. Hangi seçimlerin “doğru” olduğunu ve gerçekliğin ne olduğuna dair sürekli sorgulamalar, insanın varoluşuyla bağlantılıdır. Etik Sorular ve Günlük Yaşamın Anlamı…
Yorum BırakBazen, sadece bir yemek tarifi üzerinden bile toplumsal yapıları, kültürel pratikleri ve bireysel karar mekanizmalarını anlamak mümkündür. Pesto sosu, İtalya’nın geleneksel mutfağının önde gelen lezzetlerinden biri olarak, aslında sadece bir yemek değil; kültürel bir ifade biçimidir. Çam fıstığının pesto sosunda kullanılan bir malzeme olması, birçokları için bir gelenek olarak kabul edilir. Ancak çam fıstığının yerine başka bir malzeme kullanılabilir mi? Toplumsal normlar, bireysel tercihler ve ekonomik güç dinamikleri, bazen mutfaklarımıza kadar yansıyabilir. Bu yazıda, pesto sosundaki çam fıstığının yerine ne kullanılabileceğini ve bunun toplumsal anlamını, kültürel bağlamlarını sosyolojik bir bakış açısıyla ele alacağım. Pesto Sosu ve Çam Fıstığının Yerini Alabilecek…
Yorum Bırakİnternet Hızım Çok Yavaş: Geçmişten Bugüne Dijital Devrimin İzinde Bir tarihçi olarak, tarihsel kırılma noktalarını anlamak, geçmişteki küçük değişimlerin nasıl büyük dönüşümlere yol açtığını görmek bana her zaman ilham veriyor. Bugün, dijital çağın en önemli olgularından biri olan interneti düşünüyorum; 20. yüzyılın sonlarına doğru bir devrim halini aldı ve bugün hayatımızın neredeyse her alanına dokunuyor. Ama bazen, internetin en temel işlevi olan hız, tarihsel bir bakış açısıyla baktığımızda, bizi zaman zaman geriye götürebilir. Hızlı internetin olmaması, teknolojiye olan bakışımızı ve toplumsal yapımızı nasıl dönüştürmeye devam ediyor? Bu yazıda, internet hızının yavaşlamasının tarihsel bir bakış açısıyla ne anlama geldiğini ve bu…
Yorum BırakÖşür Vergisi: Adalet, Güç ve Toplumsal Yapının Edebiyatla Yansıması Edebiyat, toplumsal yapıların, sınıf farklarının ve güç dinamiklerinin iç içe geçtiği, insanın varoluşunu anlamlandıran bir alan olarak derin bir anlam taşır. Her kelime, her sembol bir dönemin, bir düşüncenin, bir toplumun yankısıdır. Bir edebiyat eserini okurken, satırlarda gizli olan toplumsal bağlamları, insan ilişkilerini ve devletin vatandaşlar üzerindeki etkilerini hissedebiliriz. Bu bağlamda, öşür vergisi gibi toplumsal ve ekonomik bir uygulamanın edebiyatla nasıl iç içe geçtiğini anlamak, kelimelerin gücünü ve anlatıların dönüştürücü etkisini daha iyi kavrayabilmemizi sağlar. Öşür vergisi, bir zamanlar tarım toplumlarının ekonomik yapısının temel unsurlarından biriydi ve bu vergi, toprak sahiplerinden…
Yorum BırakÖz Geçmişte Neler Olur? Günümüzde kariyer yolunca atılan ilk adımlardan biri olan özgeçmiş, aslında uzun bir geçmişe, evrime ve tartışmaya dayanır. Bu yazıda, öncelikle özgeçmiş belgesinin tarihsel arka planını inceleyecek, ardından günümüzdeki akademik ve pratik tartışmalara değinerek “özgeçmişte neler olur?” sorusuna kapsamlı bir yanıt sunacağız. Tarihsel Arka Plan Özgeçmiş ya da İngilizce adıyla “résumé / curriculum vitae (CV)”, aslında 15. yüzyıla kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Örneğin Leonardo da Vinci, 1482 yılında Milano Dükü’ne yazdığı mektupta kendi becerilerini ve deneyimlerini sıralamıştır; bu belge modern anlamıyla ilk özgeçmişlerden biri olarak anılır. :contentReference[oaicite:1]{index=1} 19. ve 20. yüzyılda sanayileşme, iş piyasasının büyümesi ve bürokratik yapıların yaygınlaşmasıyla birlikte özgeçmişler…
Yorum Bırak